EXPER & EXPER
FIRST GATE
MUĞLA 9 °C Çok Bulutlu / Nem: %82

EXPER & EXPER YASAM VE YATIRIMLARINIZ ICIN.....

18.03.2009
TURKUAZ + BEYAZ + EXPER & EXPER = BODRUM

Bodrum Hakkında

...Belki de bu tezattır Bodrum'un bir tatil beldesi olarak eşsizliğini ve farklılığını ortaya çıkaran. Bir yanda su sporları, mükemmel alışveriş olanağı, deniz ürünleriyle bezeli unutulmaz akşam sofraları ile tatil olanakları, diğer yanda eşsiz bir kültürel ve tarihsel mirasın sundukları ile Bodrum'da her şey farklıdır; geceyle gündüzün birbirine karıştığı bir beldedir.

Bodrum pek çok kalpte özel bir yer tutar. Türk sanaçı ve entellektüelleri için popüler bir yuvadır. Bodrum'da yaşadığı bilinen ilk yazar, "Halikarnas Balıkçısı" namıyla Cevat Şakir Kabaağaçlı'dır. Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923 yılında kurulmasından sonra, Cevat Şakir Kabaağaçlı, günün politikasına ters düşen görüşleri yüzünden Bodrum'a sürülmüştü. Buradaki yaşam hakkında yazdığı roman ve öyküler, kendisi gibi romantikleri buraya çekti ve bugünkü Bodrum'un keyfini çıkardığı o bohem atmosferin doğmasına büyük rol oynadı. Adının Türkiye'nin dışında pek bilinmemesine karşın, Cevat Şakir Kabaağaçlı en az Kral Mozolus kadar Bodrum'un ünlü bir sakinidir.

Müezzinin ezanla duaya çağrısı, gece ile gündüzün ardarda işlevinde mecazi bir anlam taşırken, Bodrum'un bize sunduklarına bir göz atalım.

Bodrum ve çevresinde, hiç bir noktadan denize asla uzak değilsiniz. İşte bu özelliğinden dolayı, Bodrum'da gecelerken, çevresindeki tüm cennet sahilleri bir bir dolaşabilirsiniz. Ağustos ayında ortalama günlük sıcaklık 33°C, deniz suyu ortalama ısısı ise 25°C olduğundan, bu yöre su sporları için idealdir.

BODRUM KALESİNİN TARİHİ

Bu görkemli kalenin inşasına ilk olarak Rodos Şövalyelerinin 1402 yılında bodrum fethetmesi ile başlandı. Antik limanın doğusunda yer alan kale bir ada üzerinde yer alır Kaleye giriş 7 ana kapı vasıtasıyla olur. Bir rampa ziyaretçileri giriş kapısına oturur ki buradaki kitabe casusları uyarır. Yaklaşık 250 adet arma kalenin Rodos şövalyeleri döneminin sessiz tanıklarıdır. İlk duvarların Alman Mimar tarafından insaf edilmesine rağmen, kale balistik silahların gelişmesine paralel olarak bir cok tadilatlar girerek güçlendirilmiştir. Bu inşaat ve tamir faaliyetleri sırasında Rodos Şövalyeleri hem antik Halikarnas’ın hem de Mausoleion'un taslarını, sütunlarını hatta kabartmalarını kullanmışlardır. Kalenin en yüksek kulelerinden biri olan İtalyan Kulesi 1436 yılında İtalyan Ancelo Muscetola tarafından inşa edilmiştir. İngiliz mimar John Candall 1480 yılında İngiliz kulesini yapmıştır. Kalede ki Şövalyeler zamanındaki en son tadilatlar ise Pierre Abusson zamanında 1476-1503 yılları arasında yapılmıştır. Aziz Jean Şövalye'lerinin Organizasyonu 11. yüzyılda basit bir kurum olarak başladı. Amalfi'li tacirlerin Halife'den Kudüs’te bir hastahane yapmak için izin almaları ile başlayan bu organizasyon, başlangıçta sadece dini amaçlı olmasına rağmen, kısa sürede büyük bir askeri organizasyona dönüştü. Takip eden yüz yılllarda dönemin askeri ve politik gelişmeleri yüzünden büyük bir askeri güce erisen Saint Jean Şövalyeleri Kutsal Topraklara giden insanlara yiyecek, sağlık hizmetleri verip aynı zamanda güvenliğini sağladılar. Onların amacı haç yapan Hıristiyanlara misafirperverlik sağlamaktı. Kendilerine İsa’nin askerleri ve Kutsal Yerlerin Koruyucuları adını veren şövalyeler savaşlarda kazandıkları başarılarla büyük bir üne ve paraya ulaştılar. Bu başarılar onlara Papanın ve Avrupa’nın zenginlerinin yardım etmesini sağladı. Kudüs’ün ve kutsal toprakların Arapların eline geçmesi ile önce Kıbrıs'a geçen Şövalyeler, daha sonra Rodos adasını 1309 yılında merkez seçtiler. Stratejik konuma haiz Ege adalarında kaleler inşa eden Şövalyeler, Anadolu sahilinde de bir kale inşa etmek isteyince, Ege'nin en önemli limanı olan İzmir'i seçtiler. İzmir’de Kadifekale’deki kaleyi yeniden inşa eden Şövalyeler, Moğol Hükümdarı Timurlenk'in Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt'ı Ankara savasında yenmesi sonucunda Izmir'den çekilmek zorunda kaldılar. Izmir'in güneyinde yeni bir kale yapmak ihtiyacını duyan Şövalyelerin yeni şehri Bodrum'du. Şövalyeler kimdi? Aziz Jean Şövalyelerinin kurduğu düzende buradaki insanları üç ana kısımda izleyeliriz. Bunları Şövalyeler, tanrının hizmetçileri ve Chaplinler den meydana gelir Bu düzenin Büyük Üstadı hayat boyu seçiliyor. Şövalyeler soylu ailelerden veya olarak kraliyet soyundan geliyor ve bu düzene hiç bir para almadan hizmet etmekte idiler. Öldükleri zaman bütün malları ve sahip olduğu şeyler bu organizasyonun malı oldu. Barış zamanlarında serbestçe seyahat edebilen sövalyeler, ülkelerine giderek kendi arazileri ile ilgilendiler. Savaş ilanını duyar duymaz en kısa zamanda görevli oldukları kalelerine dönmek zorunda olan şövalyeler, aslında dini kurallar altında yasamlarını sürdürmediler. Bu kalelerde bir manastırın dini kuralları yoktu. Öte yandan Şövalyeleri kendi organizasyonlarının katı kurallarına tabi idiler. Bu özellikle eğitim goren genç şövalyeler için çok önemli idi. Şövalyeler konuştukları lisanlara göre guruplara ayrılıyorlardı. Ingiltereden, İtalya’dan, Almanya’dan, Fransa’nın değişik yerlerinden şövalyeler bulunuyordu. Bu dönemde Fransa ve İspanya ana bölgelere ayrıldığı için Provence, Auvergne ve Aragon de şövalyelerin geldiği bölgelerdi.

Cevat Şakir Halikarnas Balıkçısı

Cevat Şakir 17 Nisan 1870 de babası Şakir Paşanın görevli olduğu Girit’te doğdu. Girit’te geçirdiği 2.5 yıldan sonra Cevat Şakir’in çocukluğu Atina, Büyükada ve İstanbul’da geçti. İstanbul Robert Kolejden sonra Yüksek öğrenimimi İngiltere’de Yakın Doğu tarih okuyan Cevat Şakir ülkeye dönünce gazeteci olarak çalışmaya başladı. Çeşitli gazete ve dergilerde karikatürleri, resimleri, çizgi romanları makale ve röportajları yayınlanan Cevat Şakir, İdam mahkumları hakkında yazdığı bir yazıdan dolayı Bodrum’a kalebentliğe gönderildi. Cezası 3 yıl kalebentlik idi. Gündüzleri kale içinde geçiren Cevat Şakir sabah ve akşam yetkili bir makama imza vermek zorunda idi. Bodrumda aylık kirası 25 kuruş olan bir ev kiralayan Cevat Şakir’in Mavi Sürgünü böyle başladı. Bodrumda kaldığı sırada Cevat Şakir Bodrumun doğasına, sıcak insanlarına hayran kaldı. Bütün zamanını süngerciler ve balıkçılarla geçiren Cevat Şakir, sünger toplanmasında ve süngerin dışa satılmasında onculuk etti. Bodrumun güzelleşmesine, yeşillenmesine büyük katkıda bulundu. Yurt dışından ağaç, çiçek fidan getirerek Bodrumdaki bos alanlara, caddelere dikti. Çocukları büyüyünce Bodrum’da okul bulunmadığı için İzmire taşınmak zorunda olan Cevat Şakir, belgesel yapımı, röportaj gibi nedenlerle zaman zaman Bodrum’a döndü. Bir gelişinde gömüleceği yeri seçen Cevat Şakir, 1973 yılında İzmir’de öldü. Bodrumda Gümbet’te bir tepe üzerine gömüldü

<< Geri Tüm haberler için tıklayınız. İleri >>


Bizden Haberler
18.03.2009 EXPER & EXPER YASAM VE YATIRIMLARINIZ ICIN.....


Emlak Yaşam Haberleri
15.02.2012 Maliye 1.2 milyon ev...
15.02.2012 ArkiPARC ödüllerinde...
15.02.2012 290 bin liradan...